Gurbette ilk kar ve memleket kokusu
Almanya'da yağan ilk kar, insana en çok çocukluğunun kışlarını hatırlatıyor.

Bu sabah perdeyi araladığımda sokağın beyaza büründüğünü gördüm. Burada kar her yıl erken gelir ama ilk kar her seferinde beni aynı yere götürür: Çocukluğumun geçtiği o küçük sokağa. Annemin sobanın üstüne koyduğu kestanelerin kokusu, babamın kapıda ayakkabılarındaki karı silkeleyişi gözümün önüne geldi. Otuz yılı aşkın gurbet hayatı bu anıları silmeye yetmedi.
Almanya'ya geldiğimizde ben henüz on iki yaşındaydım. Dil bilmeden girdiğim okulda ilk kışı çok zor geçirdim. Teneffüslerde arkadaşlarım kar topu oynarken ben kenarda durup onları izlerdim. Bir gün sınıftan bir kız elime bir kar topu tutuşturdu ve o günden sonra kış benim için biraz daha ısındı.
Bugün çocuklarım burada doğdu, büyüdü, kendi hayatlarını kurdu. Onlar için memleket, yazları birkaç haftalığına gidilen, dedelerinin anlattığı bir yer. Ben ise onlara memleketin kışını da anlatmaya çalışıyorum. Kardan adamın burnuna havuç yerine kuru biber takıldığını duyduklarında hep gülüyorlar.
Gurbette yaşayan pek çoğumuz memleketle bağımızı yemeklerle sürdürüyoruz. Kış gelince mutfağımda tarhana çorbası eksik olmaz. Tarhanayı her yaz annemin köyden gönderdiği paketten çıkarırım, onun yerini hiçbir market ürünü tutmaz. Komşularım ilk tattıklarında tarifini istediler, şimdi onlar da kışın tarhana pişiriyor.
Bu yazıyı okuyan gurbetçi kardeşlerime bir önerim var. Çocuklarımıza memleketin yalnızca yazını değil, dört mevsimini anlatalım. Mümkünse bir kış da onları memlekete götürelim. Kar yağmış bir köy sabahını görmek, onlara hiçbir hikâyenin veremeyeceği bir bağ kazandırır.
Pencereden bakınca kar hâlâ yağıyor. Bu akşam belki ben de bir tencere kestane közlerim. Memleket uzakta ama kokusu hep bizimle.
Bu haber nasıl hazırlandı?
Bu haber Nermin Aksoy tarafından hazırlandı.
- Haberi hazırlayan: Nermin Aksoy
- Kaynak: Yerel kaynaklar
- Yapay zekâ desteği: Yok
- Son güncelleme:
Haberde bir hata mı gördünüz? WhatsApp'tan bildirin · Düzeltme politikamız
